A hole on the toilet wall: sefil

Sayfalar

oh my çok çılgın!

20 Aralık 2008 Cumartesi

sefil

sabah yatak keyfi yapıyorum..
uykumu almışım harika, zihnimden "cidden artık çarşafın değişmesi gerekiyo.." filan diye geçiriyorum..
telefon çantada kalmış cama baktım dışarısı pek aydınlık değil..
"saat 10 filandır.." diye düşünüyorum..
tembel tembel kalkıyorum.
telefona bakıyorum..
ve o an yaşadıklarımı anlatamam..
hani filmlerde vardır yaa..
bi şey görür karakter ve "dın, dın, dın.." diye ekrana doğru yaklaşır o şey..
onu yaşadım resmen..
saat 12.00
benim o an meydanda didi ve dilşut'la olmam lazım..
hemen mesaj ve giyinmek lazım..
ne bulduysam üstüme geçiriyorum..
bu arada dilşut didi'ye atıcağı mesajı bana atmış..
kendisi de geç kalıcak..
saçım başım mal gibi..
kalem çekmeye çalışıyorum..
tek taraf yamuk oldu..
düzelt öbür taraf kalın oldu..
onu da kalınlaştır filan derken olmadı..
çıkarmaya zaman yok..
napıcan yay o zaman..
kapkara gözler, en şişko gösteren pantolonum ve mal saçlarımla tam bi sefilim..
saat 1'de bakırköy'deyim..
2'de sınava gir..
4'e çeyrek kala çık..
carousel'e gir..
carosel'den çık..
capacity'ye gir.
ordan da çık tekrar carousel..
otur konuş kahve iç vs.
otobüs'te en az bizim kadar saçmalama kapasitesine sahip bi çift gör..
mutlu ol..
onları dinleyip eğlen..
eve gel blog yaz..

bu arada sabahtan beri iki hardallı tavuk burger ve 1 bardak kahveyle duruyorum..
açım ama evde kurufasulye var :/

2 küçük şişe sallanıyor:

nam-ı diğer dedi ki...

siz her gün kurufasulye mi yiyonuz be?

**bushu** dedi ki...

annem işte yaa..
pırasa, fasulye, ıspanak sıralamasıyla gidiyo xD