A hole on the toilet wall: mesanesel bi konu

Sayfalar

oh my çok çılgın!

15 Şubat 2009 Pazar

mesanesel bi konu

merhaba bıkmadan usanmadan şu sayfayı ziyaret eden güzel insan,
merhaba arada bir de olsa aklına gelip neler etmiş hanım kızımız diye burayı yoklayan insan
ve merhaba hiç alakası olmamasına rağmen kazara buraya düşmüş masum insan!!
nasılsın, iyi misin?
ben de iyiyim hamdolsun..
komşu kızı alice'le takılıyoruz bu aralar,
mr. darcy beni beğeniyomuş azıcık,
henry desen katherine'e karşı gelemem diyorum dinlemiyo,
ama inanır mısın benim gönlüm david caine'de..
hayırlısı..
evet neden böyle bi giriş yaptım biliyo musun??
birazdan bahsedeceğim konuya bakıp benden tiksinme diye
bak ben kitap filan okuyorum ayağına,
hani o kadar da öküz değilim anlamında..
e bunu da açıklığa kavuşturduğumuza göre direk konuya giriyorum..
çiş.
çok mu direk oldu?
o zaman şöyle diyim şimdi bu hani insanların ortak kullanım alanı olan tuvaletleri var ya (bütün bu acının sebebi o bi kelimeyi hatırlayamamam ve 'public' diyip insanları kendimden soğutmak istememem evet.. yapay oluyo öyle deme..) işte onlardan çok şikayetçiyim arkadaş..
ben ki zaman zaman çok dışa dönük bi insanımdır..
lakin çekingen olduğum bi kaç zaman vardır ki bunlardan birincisi yanımda kendimi onlardan biriymişim gibi hissettiğim insanlar olmadığı zamandır,
diğeri de o umumi (eheh evet hatırladım sonunda xD) tuvaletlerde, o bi buçuk metrekarelik alanda, dışarıda başka insanlar olduğunu bildiğim anlardır..
hayır bu konuda cidden hiç rahat değilim..
ama cidden soruyorum dışarıda birilerinin seni dinlediğini bilirken, insan nası rahatça şırıl şırıl işer a dostlar?
hayır mesela bi arkadaş var isim vermiyorum utandırmıycam kendisini burda,
onun gibi 8 sn.'de bitiyosa işin tamam sorun değil ama
1 dakikayı zorlayan insanlardansan sen de eminim acı çekiyosundur..
hayır sanki dışardakiler 'oha saatlerdir amma işedi' diceklermiş gibi geliyo..
dolayısıyla bu düşünce bünyede bi çekince yaratıyo ve şahıs o bi buçuk metre karelik alanda amacını gerçekleştiremiyo,
sonra içerde kalma süresi uzayınca da 'amma çok kaldı çıkmıyo bi saattir' diye düşüncekler şeklinde ikinci bi gerginlik dalgası geliyo..
biliyorum ki yalnız değilim..
ama sorunumuzun çaresi belli,
ses geçirmeyen tuvalet kabini..
çok da zor olmasa gerek nedir yani..
hiç olmadı müzik verilsin bütün umumi tuvaletlere..


bu arada hakkımda baya şey öğrendin ha ne dersin xD
bu konunun üstüne bi kaç film ismi de saysam mı diye düşünmüyo değilim..
hayırlısı xD

4 küçük şişe sallanıyor:

dilsad dedi ki...

"utandırmak" xD neyse bende ismimi yazmıım da oyuna devam ediim. söyleyebilirdin kuzum utanmazdım :)

isimsiz dedi ki...

aa suan resmen salaklık yaparak kendimi işfa ettim. büş bi el at sil önceki yorumumu haha resmen mallık.

patate dedi ki...

galerianın sinema tuvaleti harika
böyle durumlardan pek cekinmediğim halde o gün baya bi gerildim dedim iinş insalar duymaz kimse olmaz ne olur yavaş şırlatayım diye ama sidiği salınca bi de baktım ki tuvaletin o iç yeri oyle güzel tasarlanmıs ki istediğin kadar işe ses cıkmmıyo bütün sidik tane darbelerini yumusatıyo ve sen de huzura eriyorsun sanki işemiyor da şey yapıyorsun bulamadım ama cok yumusak bişey olması lazım böyle pamuk gibi bişey
keske bloğma yazsaydım bunu baya da uzun olmus

**bushu** dedi ki...

vaay artık böyle ha xD
keşke bloguma yazsaydım xD
ayır dilşut kalsın bence böyle xD
nası olsa utanmıyomuşsun xD