A hole on the toilet wall: "ayy çok korkarım ben götür onu götür götür"

Sayfalar

oh my çok çılgın!

30 Aralık 2010 Perşembe

"ayy çok korkarım ben götür onu götür götür"



nabar?

öğrenim hayatımı iyileştirmek adına bu kadar çok karar verdiğim bi günde yapmam gereken tonlarca şey ve milyonlarca saat boş zamanım varken henüz herhangi bi öğrenim aktivitesine girişmemiş olmam aslen hayatıma dair pek çok sorunun cevabını kendi içinde veriyor.

dün gece akşam 6 gibi yatmam ve akşam 11'de uyanmamla başladı her şey. devamında yaklaşık 4 saat kadar internet ortamlarında tamamen faydasız şeylerle ilgilendikten sonra saat 3 gibi kendimi tekrar yatakta buldum. sabah 1'e doğru yataktan çıkmamla nehir, gizem, börekçi üçlüsünün bi araya gelmesi arasındaki süreç konuşmaya değmeyecek kadar kısaydı. sonra oturduk. nehirle oturduk. didik, dilşut, ezgi geldi oturduk. oldukça uzun bi süre oturduk. genel kurula gitmek için kalkmasaydım daha oturucaktık. işte böyle bi şey. seviyorum gençleri o çok başka (kalp kalp)

öte yandan şu an yatsam sabaha kadar deliksiz uyuyabilirim ki bu kadar çok uyku hali cidden bünyemde bi tedirginlik yaratmaya başladı. vücudum önümüzdeki günlerin her zamankinden daha acılı geçmesi için elinden geleni yapıyo ama yoo dostum yoo bu sefer hiç bi şey son ana kalmıycak (umarım yani)

kimse benim bilmediğim bi şeyden bahsetmesin, her şeyi biliyim istiyorum. tıpkı kimse bensiz eğlenmesin, en çok ben eğleniyim istediğim gibi. kıskançlığım.

"yılbaşında evimde oturup sıkılamıycak mıyım lan ben?" isyanlarım karşılığını buldu, evdeyim gençler, bilgisayar karşısında. çay falan. güzelce.


kaçtım

2 küçük şişe sallanıyor:

Adsız dedi ki...

hayatında ben olmasam başlık falan bulamayacakmışsın, bu da bir gerçek.
TELİFİMİ İSTİYORUM (meali: bana oralet ısmarla)

mitsubüşü dedi ki...

ahaha önümüzdeki study'de can verdiğim bi vakit hafta tut kolumdan (çek götüüür beni dırırırırım rırırırırırım)bütün oraletler senin olsun kanke, ayıbettin.