A hole on the toilet wall: kendini sorumlu hisseden bloggerın gecenin üçünde bazı şeyleri dile getirmesi denebilicek nitelikte bi yazı

Sayfalar

oh my çok çılgın!

29 Ağustos 2009 Cumartesi

kendini sorumlu hisseden bloggerın gecenin üçünde bazı şeyleri dile getirmesi denebilicek nitelikte bi yazı

resimdeki ayağın büyüklüğü de gece gece kaygılandırdı beni..




hepimiz banyo yaptıktan sonra giyiniriz di mi?
evet pek çoğumuz bunu yaparız.
peki bunun üstüne düşünür müyüz? hayır.
varlık, yokluk, ahiret, dünya, bilim, felsefe her bi haltı düşünürüz ama hayatımızın bu en önemli anlarından bi tanesini düşünmeyiz..
ama düşünmeliyiz dostlarım, düşünmeliyiz..
çünkü küçük de olsa çözülmesi gereken sorunlar var.
bundan yıllar yıllar sonra arkadaşlarına ışınlanabilen ama banyo sonrasında sıfır sorunla giyinemeyen torunlara sahip olabiliriz.
unutma güçlü olan kalır, zayıf olan elenir..
torunlarımızın elenmesini ister miyiz ha?
istemeyiz pek tabii..
o zaman ben kendi bi takım sorunlarımı dile getirmeye başlıyorum. (ki gecenin bu saati sahura az kala dile getirmek oldukça erotik çağrışımlar yapıyo insana)


*bi kere ben bayodan sonra gözlüklerimin buharlanmasından çok rahatsızım.. ileri derece miyop bi insan olarak gözlük camı üreticilerine olmuyor, olamıyor diyorum.. zararlı ışından koruyan cam yapıyosun, kırılmayan cam yapıyosun, şişe dibi gözlük camını innncecik bile yapıyosun ama şu buharlanan gözlük camına bi çare bulamıyosun.. zayıfsın gözlük camı üreticisi zayıf.. seni çalışmaya davet ediyorum.. unutma her şey torunlarımız için.

*bi de bi uzun saçlı olarak giyinme problemim var.. şimdi saçlarım bütün sırt bölgemi sırılsıklam etmesin diye kafama bi havlu sarmak zorundayım tahmin edeceğin gibi.. işte o havlu bisiklet yakalı bişey giymek istediğim zaman sorun oluyo arkadaş. havluyu çıkarsan tişört ıslanıcak, çıkarmasan kafandan on saatte geçmiyo.. resmen savaş veriyorum giyinirken.. halbuki holivud filminin seksi başrol oyuncusu gibi tek hamlede ve kendinden emin bi şekilde giyinmek benim de hakkım değil mi ha, değil mi? bu konuda başvurmam gereken yetkili mercii kim bilmiyorum, ortaya söylüyorum, artık yetkili kişi konuya el atar diye umuyorum.. atmazsa da çok ayıplıyorum.. insan sorumuluk alır azıcık, heyallam ya

*ve son madde.. deodorant.. şimdi pek çok ülkeden gelen bilim adamları her sene düzenli olarak gerçekleştirdikleri "nası yapar da deodorantları daha şahane hale getirebiliriz?" konulu toplantılarda (eheh konulu ) bu sorunu tartışıyolar ama henüz bi çare bulabilmiş değiller. en iddialı iz bırakmayan deodorant bile iz bırakıyo, dahası kurumuyo.. deodorantı tişörtü giymeden sürünce kurumamasından sebep giyerken tişörtün dört bi yanına bulaşıyo, yok giydikten sonra süreyim dersen de tişörtün etek kısmından soktuğumuz deodorant koltukaltına ulaşana kadar sağa sola sürülüyo.. bu konuda yapılabilicek bi şey yok.. çok çeşitli ülkelerin bilim adamlarına güveniyorum.. ve kendilerine hatırlatıyorum bilimsel çalışmaların sonuçları filan hani insanlığın ortak mirası hani, bulur da saklarsanız allah çarpar ben diyim..



böyle işte.. her şey daha iyi yarınlar için..

3 küçük şişe sallanıyor:

nam-ı diğer dedi ki...

giyinme evresiyle ilgili değil ama, bazen dökülen saçlarımı orda burda unutuyom. annemin ağzından(hayır senin ağzından değil) alev çıkarabildiğni o günlerden birinde öğrenmiştim.

bi de ben insanlar duş alırken, banyo yaparken falan ne düşünüyolar çok merak ediyorum. zimbabweli bilim adamlarına sesleniyorum burdan.(türkçe sesleniyorum ama)

mitsubüşü dedi ki...

mesela ben duş alırken duvara yapıştırdığım saçlarımla oynardım bi zamanlar.. şekillerini bişeyşer benzetirdim filan.. ey gidi günler ne iğrençmişim baah neyse ki sonradan göz numaram büyüdü de istemeden de olsa son vermek zorunda kaldım bu eyleme :)

Piet dedi ki...

Of o gözlük olayı var ya... Yıllarca beni o kadar çok uğraştırdı ki... Soğuk kış günlerinde sıcak bir kafeye girmek hiçbir zaman şekil bir hareket olmadı benim için. Şöyle bir kendimden emin giremedim içerilere. Oysa miyobum ileri derece olmasa gözlüğümü çıkarıp poz kesecektim.
Güzel yazılar, blog güzel, eline aklına sağlık...