A hole on the toilet wall: bakırköy ekspres

Sayfalar

oh my çok çılgın!

18 Mayıs 2008 Pazar

bakırköy ekspres

yemin ediyorum sabah sabah açlıktan uyuyamadım şu saatte blog yazıyorum bu sebepten..
dün bakırköyde basılmadık toprak bırakmadıktan sonra eve gelip uyuyan ben, hala uykusu olmakla beraber uyumaktan yorulmuş vaziyetteyim ve evet boynum tutulmuş xD
bu arada yörsan cidden uzun ömürlü bi süt ginlerdir buzdolabında açık bi vaziyette bekleyen süt hala bozulmamış, çok takdir ettim..
bu arada dün eve dönerken parama kıyıp e-57 (ekspres) ye bindim gerekçem de şu ulan zaten yorulmuşum hemen giderim 50 dakikada evime ohh ne rahat..
ama gidemedim..
şerefsiz bozuldu..
hem de yeni otobüslerdendi.. vites atınca bişey oluyomuş, duruyomuymuş ne araba..
ordan teyzenin biri de tutturdu yok telefonla konuşuyolar ondan..
halbuki alakası yok telefon frenlere zarar veriyo, burda sorun vitesde..
her ne kadar kendisine alakası olmadığını anlatmaya çalışdıysak da teyze ısrarla aynı şeyi tekrar etmeye devam etti..
annesini babasını arayan çocuklara sataştı sen bozdun sen bozdun diye çocuklar "teyze ben kimseyi aramadım daha yeni arıyorum annemi beni almaya gelsin diye" diyerek çırpındılar..
çocuklara acıdım, o sıcakta baskılı tişört giyip üstüne saçlarımı açtığım için kendime kızdım aynı zamanda ortaokuldan tanıştığım ancak görüşmek, o konuşacak konu bulunamayan sohbetlere girmemek için saklanmakla daha çok ilgiliydim o sıralar..

son olarak uğur dershanesi o kadar lanet bi yerde ki dün öğrendim evet xD

1 küçük şişe sallanıyor:

Deniz dedi ki...

"çocuklara acıdım, o sıcakta baskılı tişört giyip üstüne saçlarımı açtığım için kendime kızdım aynı zamanda ortaokuldan tanıştığım ancak görüşmek, o konuşacak konu bulunamayan sohbetlere girmemek için saklanmakla daha çok ilgiliydim o sıralar.."

oy oy...nerden tutsan elinde kalır ki bu.