A hole on the toilet wall: ben daha ne diyim?

Sayfalar

oh my çok çılgın!

1 Haziran 2009 Pazartesi

ben daha ne diyim?

sabahın kör vakti dün sabah giydiğim ve bu süreç içinde üstümden hiç çıkmamış olan siyah tişörtümle dersane yolu tuttum.. daha afyonum patlamadan matematik dersine girdim filan.. fonksiyon gördük, hala hayret ediyorum şu kadar kek bi konuyu lise 1'deki matematik hocamız ali bişebişey nası öğretemedi diye.. gerçi "şimdi bi makine var buna elma atıyoruz portakal çıkıyo" diyerek fonksiyon öğretmeye çalışan bi insandı kendisi.. sonra arada dilşut ben bugün berkan'ı gördüm minibüsteydim yanından geçtik dedi.. didi de ayy ne güzel keşke ben de görüversem dedi.. (bu noktayı aklında tut işte, nalaka niye dedi bunu şimdi deme bana.. hollywood filmlerindeki gibi önemli bi cümle bu) sonra geometri dersine girdik analitik yaptık anlar gibi oldum, ama anlamamış da olabilirim yani pek emin değilim açıkçası.. sonra bitti çıktık işte bişiler elbiseciklerimizi almaya gidicektik önce dedi didi ben bi pek sevgilimi göreyim, iyi madem atıf görelim bakalım.. beyaz adam önüne doğru yollanırkeeeen didi'nin temiz kalpli olduğu gibi bi yanlış anlaşılmaya sebebiyet verebilicek bi olay yaşandı.. (aslında şuraya bunun şaka olduğunu belirten bi iki nokta p koyucaktım ama çok samimiyetsiz, cibiliyetsiz bi ifade görüverdim karşımda.. şuna bak ":P" pü senin sıfatına..) evet nooldu karşıdan elinde iki su şişesiyle çöp kutusu bakınan bi berkan görüverdik karşımızda.. sonra beyaz adam'a gittik, atıf'ı da gördük.. sonra gıda ihtiyacı karşılamak adına carousel mcdonalds'a gittik.. şaşırtıcı bi şekilde köftelimimin (bunu yazmak çok zor bu arada) yarısını yiyemedim, şaşırdım bi miktar.. sonra berkan buralara uğrar imiş blogumu okur imiş.. sevindim, hatta belki bu yazıya da rastlarsa diye kendisine selam edelim en nihayetinde öss'den sonra annesinden ışın kılıcı isteyen başka kaç insanla tanışabilirim di mi.. herneyse sonra atladık otobüse esenlere gittik.. aldık elbiselerimizi, hemencicik geri döndük kardeşceğizim kapıda kalmasın diye ama kaldı tabii.. kader kısmet bu işler naparsın xD
her neyse böle böle şeyler, bi de greenpeace'den arayan çocuğun kredi kartı olmadığını ve gereketiğinde kız arkadaşının kredi kartını kullandığını biliyorum artık..

haa bi de new moon trailerımsısını izledim, pek hoş pek cici olmuş da o jacob'ın laurent'a doğru uçtuğu kısım nerde onu çıkartamadım.. kitapta öyle bi sahne hatırlamıyorum ama malum okuyalı çok oldu.. (ve evet ben burda hepinizden eskiyim canavarı da geri döndü xD)

2 küçük şişe sallanıyor:

nam-ı diğer dedi ki...

sağol be.

**bushu** dedi ki...

ne doğruları konuşuyorum burda (içimdeki baba uyandı evet: doğruları konuşmak)