A hole on the toilet wall: saçlarım artık yok

Sayfalar

oh my çok çılgın!

29 Aralık 2009 Salı

saçlarım artık yok


bilir misin upuzun saçlarını kestirmek nası bi his? hele kestirirken gözlüklerini çıkarmak zorunda olduğundan kafana neler yapıldığını görememek? hayır olayı biraz daha duygusala bağlayıp yılmaz erdoğan şiiri okumiycam sana burda. sadece ben bugün öğrendim onu söylicektim.

burs yattı diye gaza gelip kestirdim saçları. hem de öyle böyle bi kestirmek değil baya kısa oldu ve itiraf etmem lazım ki üçüncü makas darbesinde pişman olmaya başlamıştım. kesim bitti kuruttular saçımı anne gibi oldum, çok ciddi oldum böhü moduna girdim direk, sonra pek sabırlı kuaför ibrahim (malum abdullah gitmiş fiori'den) şekil verdi filan ama kuaförden yeni çıkmış saçı bilirsin düğüne giden varoş kızlarına döndüm. iğrenç hisediyorum filan. önlere toka müdahalesinde bulunduk ama dönüştüğüm şeyi anca şöyle ifade edebilirim "araları garip garip renklere boyasam metal dinlemeye yeni yeni başlamış lise 2 öğrencisi" olucam. öyle fena.

ama sonra eve bi geldim saçlarım rüzgar yemekten yatışmış ve normal insan saçı haline gelmiş. hatta inanmazsın şu an güzel bile oldukları söylenebilir ama tabii asıl kararı vermek için önce bi gece uyumak bi de kendilerini yıkamak lazım.

bi de diskohoşmerim'e üçüncü olmaya karar vermiştim ama geçti tabi artık. tüh.




o değil de kuaförde saç yıkatmak kadar güzel bi şey yok yahu. istiyorum ki birileri hep kafamı mıncıklasın .

3 küçük şişe sallanıyor:

dilsad dedi ki...

tam sopalıksın he.

mitsubüşü dedi ki...

ahahuyrfdfghjkl hiç çekilmiyorum di mi :D

flying lady dedi ki...

eneeeeeeeeee :O

iyi cesaret.