A hole on the toilet wall: çünkü sahaf kültürü bambaşka bi kültür

Sayfalar

oh my çok çılgın!

14 Haziran 2010 Pazartesi

çünkü sahaf kültürü bambaşka bi kültür



börekçideydik. daha önceki yazılardan birinde de bahsettiğim o "birbirini donuyla görmüş olma" samimiyeti ve aslında yavşaklığında olmadığımız hiç kimseyle iletişmemiş insanlar olarak havanın serin olduğu gerçeğini gözardı etmiş ve dışarıya oturmuş, kuzey-güney arasında işine gücüne bakmaya çalışan, tanıdığımız ama çok da tanımadığımız insanları yakalayıp yakalayıp eslerle bezeli rahatsız muhabbetlere zorluyorduk. tam yeni bi tanıdığım ama çok da tanımadığımı study'e uğurlayıp çayımdan bi yudum almıştım ki masanın diğer ucundan (diğer ucu dediğime bakma alttan ayaklarımız birbirine deyiyo) "yazın sahafta falan çalışsam aslında ne güzel olur" civarında bi cümle duydum. diktim tabii kulaklarımı hemen. hemen ardından gelen "yaa para filan almasam da olur" cümlesiyle birlikte daha fazla sessiz kalmam mümkün değildi. konuştum ve sahaf kültürüne sahip olmadığımı öğrendim.

konunun nereye gideceğini eminim siz de tahmin ettiniz. sonuçta hepimiz lise 2 olduk ve dolayısıyla politik olarak sol, müzik anlamında rock eğilimli, felsefeyi kendisi keşfetti zanneden edebiyat düşkünü bütün lise 2 kızlarının en büyük ortak hayali olan sahaf açma hikayesini hepimiz en az birer kere dinledik.o yüzden konuyu uzatmıyorum.

ne zaman biri sahaf açma dileğini büyük bir coşkuyla, üstelik dünyada başka hiç kimsenin aklına gelmemiş gibi anlatıyo, işte o zaman kollarım en sevdiği film fight club olan nietzsche ağladığında fanları tarafından mıncırılıyomuş gibi derin bi acı hissediyorum.

nolur yapmayın. girmeyin şu klişeye.

kitap okuyun.

sahafa da gidin evet

ama


klişeden kaçının dostlarım.

2 küçük şişe sallanıyor:

Vaiz dedi ki...

hohohoho

mitsubüşü dedi ki...

o değil de "civarında bi cümle" demişim o gerçekten çok güzel olmuş. cem berk her yerde.