A hole on the toilet wall: falan

Sayfalar

oh my çok çılgın!

falan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
falan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2013 Çarşamba

küçük bi parantez açan adam

Komik olmakla kaba olmak arasındaki çizginin hiç de ince olduğunu düşünmüyorum. Komik olmaya çalışırken kaba olmak zaten dünyanın her bir yanında en iyi ihtimalle zayıf sosyal beceri, en kötü ihtimalle ağır mallığa; bile bile kaba olmaksa evrenin hemen her köşesinde -pardon my French- yarrak kafalılığa işaret ediyor.

Sevgiler.

25 Şubat 2013 Pazartesi

Onu bunu bilmem



Sanırım şu an hepimiz Oscar heykeciklerinin kimi model alarak hazırlandığını merak ediyoruz? Omuz denen şey heykelde bile ne güzel duruyo yarappim!?

Tekrar bölüm seçme şansım olsa kesin endüstri mühendisliği okurdum. Endüstri mühendislerinin sırtı hiç yere gelmezmiş, herkes işsizikten başarısızlıktan geberse endüstriciler yine de yolunu bulurmuş gibi geliyor. Bu hissiyatımı temellendiremiyorum ama boşu boşuna böyle hissetmiyorumdur bence. Yıllardır gördüklerim bilinçaltımda birikip beni yormadan böyle bi sonuca ulaşmış olabilir misal. Neden olmasın?

Bazı ayakkabılar/kıyafetler/eşyalar var ya hani, bakıyosun böyle, tam kaşar ayakkabısı/kıyafeti/eşyası ama yine de alıp giyesin geliyor. Bunun da bi nedeni olmalı mesela. Ya hepimizin içinde küçük kaşarlar var ya da etikeleme hususunda sıkıntı yaşıyoruz. Mevzuya daha sayntifik yaklaşmak isterdim ama elimden ancak bu geliyor.

Son 10 dakika içinde ojelerimi sildim, yenisini sürdüm ve onları da sildim. Neden? Çünkü ellerimi bi oje kuruması süresi kadar bile klavyeden uzak tutamıyorum. fuck this shit, tırnakları sürekli yapılı gezen kızların ne kadar sıkıcı olduğunu herkes bilir zaten.

Bi kız yeter ki hoşlansın geyiklerinden sıkıldığım kadar da hiç bi şeyden sıkılmadım. Yıllardır çeşit çeşit seçtim hoşlandım, açıkçası pek bişi yapmışlığım da yok. Rica ediyorum bu şekilde genellenmesin, kasamayan kızlar ötelenmesin. Lütfen.

99'a kadar gelip 100'e varamamak var,
Wall Street'te yiten canlar kimindir?

(Sayfa bi türü yüklenmiyo ak)

4 Şubat 2013 Pazartesi

Dudaklarım düşüyor

Dünyanın en iğrenç ekmeğini buldum

Geçtiğimiz hafta içindeki en büyük başarımın kendi suratıma buzdolabı kapağı çarpmış olmam olması, yüksek sese ifade etmekten hoşlanmasam da, kendi içimde bir takım kaygılara yol açıyor. Diğer yandan, çoğu zaman kendi bünyemde bulmakta zorlandığım eğitim aşkını, tanıdığım en varoş kaşarda (dünyanın en kötü kombinasyonu) görünce içten içe delleniyorum. Hem varoş hem kaşar ama mühendis çıkacakmış ablası. Yıllar sonra soracaksınız, ben şimdiden söyleyeyim: Beni hep bu "Bu mallar ilerde benden çok mu kazanacak?" hırsı mahvedecek.

Ortaokul yıllarımdan bu yana, yediklerim, içtiklerim, giydiklerim, konuştuklarım, düşündüklerim, arkadaşlarım, hayallerim, her bi şeyim milyonlarca kez değişti, Beyoncé sevgim değişmedi. Bi insan nasıl bu kadar harika olabilir akım almıyor. Kendisine baktıkça illümün köpeği olmak istiyorum.

Ben de isterdim ki üç gündür aynı tişörtü giyiyor olmamın arkasındaki tek sebep bilgisayar başından kalkmaya kasamamam olmasın ama hayat insana her zaman istediği havalı bahaneleri vermiyor.

Okul ayın 20'sinde açılıyormuş.Ders programımı yapacak insan arıyorum. Dünyanın en çirkin süreci amk.