A hole on the toilet wall: boun

Sayfalar

oh my çok çılgın!

boun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2013 Pazartesi

Onu bunu bilmem



Sanırım şu an hepimiz Oscar heykeciklerinin kimi model alarak hazırlandığını merak ediyoruz? Omuz denen şey heykelde bile ne güzel duruyo yarappim!?

Tekrar bölüm seçme şansım olsa kesin endüstri mühendisliği okurdum. Endüstri mühendislerinin sırtı hiç yere gelmezmiş, herkes işsizikten başarısızlıktan geberse endüstriciler yine de yolunu bulurmuş gibi geliyor. Bu hissiyatımı temellendiremiyorum ama boşu boşuna böyle hissetmiyorumdur bence. Yıllardır gördüklerim bilinçaltımda birikip beni yormadan böyle bi sonuca ulaşmış olabilir misal. Neden olmasın?

Bazı ayakkabılar/kıyafetler/eşyalar var ya hani, bakıyosun böyle, tam kaşar ayakkabısı/kıyafeti/eşyası ama yine de alıp giyesin geliyor. Bunun da bi nedeni olmalı mesela. Ya hepimizin içinde küçük kaşarlar var ya da etikeleme hususunda sıkıntı yaşıyoruz. Mevzuya daha sayntifik yaklaşmak isterdim ama elimden ancak bu geliyor.

Son 10 dakika içinde ojelerimi sildim, yenisini sürdüm ve onları da sildim. Neden? Çünkü ellerimi bi oje kuruması süresi kadar bile klavyeden uzak tutamıyorum. fuck this shit, tırnakları sürekli yapılı gezen kızların ne kadar sıkıcı olduğunu herkes bilir zaten.

Bi kız yeter ki hoşlansın geyiklerinden sıkıldığım kadar da hiç bi şeyden sıkılmadım. Yıllardır çeşit çeşit seçtim hoşlandım, açıkçası pek bişi yapmışlığım da yok. Rica ediyorum bu şekilde genellenmesin, kasamayan kızlar ötelenmesin. Lütfen.

99'a kadar gelip 100'e varamamak var,
Wall Street'te yiten canlar kimindir?

(Sayfa bi türü yüklenmiyo ak)

6 Şubat 2013 Çarşamba

my ding ding dong




An itibariyle derslerimi seçecek insana kul köle olacak durumdayım. İnsanın almak istediği bütün dersler mi zorunlularıyla çakışır ya? Delirmek üzereyim. (Ayrıca tarih seçmelisi almak istemiyorum. Ööööf)

Kelimenin gerçek anlamıyla yıllar sonra Bahçeşehir'e gittim bugün. Yıllar yılı bomboş duran bütün boş alanlar, yeşillikler an itibariyle bina dolu. Bir sürü de saçma sapan işhanımsı yapı doldurmuşlar. Bin yıllık gölet, Bahçeşehir Parkı olmuş girişindeki iğrenç kapıda yazdığına göre. Koskoca memlekette -hele de şehrin çehresiyle ilintili kararlar vermesi gereken güruh içerisinde- estetik algısından nasibini almış bir adam olmadığını biliyordum ama Bahçeşehir'i öyle görünce ister istemez tekrar bir sinirlendim. Hayır, zaten elinden iyi bir şey çıkmayacak, öyle bir beklentim yok, sessizce elindekileri yere bırakıp uzaklaşacağın günleri bekliyorum ama bari yapılanı bozmasaydın annecim. Şaka maka çocukluğumu kirletmişler gibi hissettim o iğrenç yapılardaki iğrenç tabelaları görünce. Yenibosna'dayız sanki..

Sıkılıyoooooooms.